Alexander McQueen EDP hakkındaki yorumum
Bugün sümbültebere giriş dersine başlıyoruz. Üniversitedeyken böyle derslerim vardı, iktisada giriş, iş hukukuna, borçlar hukukuna giriş vs. :)
Çok yıllardır birçok platformda beni ‘Sümbülteber’ ile özdeşleştirdiler sağolsunlar, hatrı sayılır bir sümbülteber koleksiyonum var, en sevdiğim notadır, balkonumda çiçek vermesi için yıllarca bekledim (ve sonunda çiçekleriyle ödüllendirdi:) yani mahlas gibi oldu gerçekten, onurla taşıyorum.
Gelelim bugünkü parfümüme:
Ne yazmıştım önceden?
Alexander McQueen EDP, yeşil sümbülteberin zambak, ylang ve acıtmayan tadında biberle dansı. Sümbülteberi enfes. Keşkesiz, müdanasız, sorgusuz, sualsiz, kimselere minnet eylemeyen, neyse o.
Yeşilliğinden mütevellit ağır olmayan, günlük kullanıma uygun, biberimsi efektiyle canlılık ve enerji kazandırılmış harika bir sümbülteber parfümü. Karşılaştırıldığı diğer parfümler bende de olduğundan, aralarında en genci diyebilirim.
Bu parfüm benimle kalmalı mı gitmeli mi? Kalmalı.
Siz sümbülteber sever misiniz?
Fikirlerinizi yazabilirsiniz aşağıdaki kutucuğa. (Blog sayfamı gmail vs..den girip takip edince yorum yapabiliyorsunuz.)
Sevgiler,
Disclaimer/Çekince: Reklam amacı güdülmeden objektif fikirlerimi içermektedir, hiçbir markayla hiçbir bağlantım yoktur, blogda yayınlanan tüm ürünler kendi bütçemle satın aldığım ürünlerdir.
#reklam çünkü marka adı geçiyor.

Yorumlar
Yorum Gönder
ÖNEMLİ:
sadece değerli blog üyelerimin yorumlarına açıktır.
blog üyesi olmak için sağdaki izleyiciler -bu siteye katılın- kutucuğuna tıklayınız.
profilinize tıklandığında , blog veya kişisel bilgilerinize zaten ulaşıldığından; yorum bıraktığınızda mail veya blog adresi paylaşmamanızı rica ediyorum.
emeğe saygı duyan üyelerime sevgiler :) Marka adı geçiyorsa #reklam çünkü marka adı geçiyor diye belirtiniz.
şebnem